Davetsiz misafirler kişisel bilgi güvenliğiniz için tehdit oluşturuyorlar. Bu görünmez tehlikeyi birlikte daha yakından inceleyelim.

Bilgi güvenliği kavramı, bilişim dünyasında soyut bir kavram olarak görülüyor. Kişisel veri güvenliğinde yaşanan problemlerden doğan negatif sonuçların birikimi sonucu bu kavram, gün geçtikte somutlaşma yolunda ilerliyor.

İnsanoğlu, en iyi dersleri, bir olay başından geçtiği zaman öğreniyor.Bu yüzdendir ki güvenlik artık herkesin uygulaması gereken temel unsurların başında geliyor.Sistemimizi ne kadar iyi korusak bile bazen öyle durumlar ile karşılaşıyoruz ki tüm çabalarımız boşa gidiyor ve görünmez misafirler sistemimizi ele geçiriyor.Bu görünmez misafirler de güvenlik dünyasında “Rootkit” adı altında bilgi güvenliğini tehdit eden en tehlikeli uygulamaların başında geliyor.

Rootkitler, sistemlerde çekirdek (kernel), kütüphane (library) ve uygulama (application) seviyelerinde çalışabilen ve gizliliğinden ötürü varlığından zor haberdar olunan araçlar olarak biliniyor. Rootkitler, işletim sistemi ayırtetmeksizin hem Windows hem de Unix tabanlı işletim sistemlerinde kolayca aktif duruma geçebiliyor. Root (en üst düzey yetki) ve kit (araç) sözcüklerinin birleşiminden rootkit adını almaktadır. İlk çıktığı yıllarda tespit edilmesi imkânsız olan bu araçlar, son yıllarda gelişen güvenlik teknolojileriyle birlikte tespit edilebilir hâle geldiler.

Kimler Kullanıyor ?

Hackerlerin vazgeçilmezleri arasında yer alan rootkitler, erişim yaptıkları sistemlerde sistem yöneticisine fark edilmeden, hacker tarafından verilen görevleri kusursuzca yerine getirir.Tespit edilebilirliği de zor olmasından dolayı eriştikleri sistemlerde uzun süre aktif kalırlar.Sistem kaynaklarını sonuna kadar sömürürler ve diğer zararlı yazılımların sisteme erişim sağlaması için alt yapı oluştururlar.

Sony firması tarafından 1995 yılında piyasaya sürülen ve kopya korumasını engellemek amacıyla çıkardıkları öne sürülen rootkit ile milyonlarca kişinin bilgisayarı rootkit tehlikesiyle tanıştı. Bir süre sonra bu cdler Sony firması tarafından toplatıldı.

Sistemlere izinsiz giriş yapan kişiler erişimi gerçekleştirdiği bilgisayarlarda izlerini bırakmamak için rootkitlerden yararlanıyorlar. Log adı altında izlerinin takip edildiği dosyalara erişim sağlayıp devre dışı bırakıyorlar. Böylece sistem yöneticisi tarafından tespit edilmeleri güçleşiyor ve istedikleri bilgilere kolayca erişebiliyorlar. Yerine getirdikleri görevlere bakıldığında Truva atlarına benziyorlar . Ancak gizlilikleri konusunda bir Truva atından daha fazla gizlilik içeriyorlar. Sistemlerde oluşturabildikleri backdoor (arka kapı) vasıtasıyla da birçok uygulamanın çalışabilmesi için uygun alt yapı oluşturabilirler.


Rootkit istilasını başlatan CD.



Görünmez misafirlere yakın plan

Rootkitler çalışma prensiplerine göre farklı alt bölümlere ayrılmışlardır. Sistemlerin her noktasına erişim sağlayabilecek uygun ve yeterli işleyiş sistemlerine sahiptirler. Bazı çalışma şekillerini daha yakından inceleyelim.

Çekirdek seviyesi (kernel level):

En tehlikeli ve sisteme yerleştirdikten sonra tespit edilmesi en zor rootkit türüdür. Kendisini işletim sisteminin çekirdeğine yerleştirir. Bu işlem genelde çalışmakta olan ve çekirdek ile bağlantılı olan dosyalara eklenen kodlar ile gerçekleşir.

Kütüphane seviyesi (library level):

Kayıt defteri (Regedit) gibi sistem kayıtlarının işlendiği noktalara kendisini ekleyerek aktif konuma geçebilirler. Günümüzde bazı ünlü Truva atları da bu yapılanmaya sahiptir.

Uygulama seviyesi (Application level):

Uygulama (*.exe) olarak çalışan dosyalara kendisini ekleme yaparak ya da değişiklik yaparak sisteme bulaşmaya çalışırlar.



Bu çalışma şekillerinin dışında virtualized, firmware, memory based seviyelerinde de çalışabilirler. Donanım parçalarına müdahale edebilirler, oluşturacakları sanal sistemler üzerinden giriş yaptırarak gizlenme görevlerini başarıyla yerine getirirler.

Manuel olarak tespit edilmeleri oldukça zordur. Eğer oluşturduğunuz dosyalarınızın md5 checksum değerleri mevcutsa şüphelendiğiniz dosyalarınız da bu değerleri karşılaştırarak sonradan bir eklenme olup olmadığı kontrol edilebilir. Böylece değişen md5 değerleri, size dosyanızın değişip değişmedi hakkında bilgi verir.



Nasıl Bulaşırlar ?

Web siteleri üzerinden ve programlar vasıtasıyla virüs, keylogger ve trojan gibi diğer zararı yazılımların bulaşma şekilleriyle aynı biçimde bulaşırlar.Yapıları itibariyle farklı olduklarından dolayı ,anti-virüs programları tarafından tespit edilmeleri zordur.

Son günlerde Vista kullanıcılarını bir MBR (Master Boot Record) rootkit’i tehdit ediyor. Kötü niyetli kişiler bu rootkit’i kullanıp sisteminize erişim sağlıyorlar ve sisteminizi tüm saldırılara açık hâle getiriyorlar.

Sistem yöneticisi tarafından fark edilmeden kurulan rootkitler, yalnızca Windows platformlarında değil, Unix tabanlı işletim sistemlerinin de baş belası haline geldi. Web hosting hizmeti sağlayan firmalardaki sistem yöneticilerinin sıkıntı yaşadığı en önemli noktalardan biridir.Sunucudaki güvenlik açıklarından yararlanan kötü niyetli kişiler, bir backdoor (arka kapı) vasıtasıyla sisteme çekip çalıştırdıkları rootkitler ile yaptığı işlemleri gizleyebilirler.Böylece o sunucu üzerindeki tüm web sitelerinin güvenliğini tehdit altına alınmış olur.

Paronayak olun !

Paronayak olmak bazen doğabilecek büyük problemlerin önüne geçiyor. Böyle durumlarda Intel firmasının kurucusu Andy Grove’un şu meşhur sözü aklıma geliyor; “Sadece Paronayaklar hayatta Kalır”. Tüm ihtimalleri düşünmek ve gelebilecek saldırı önceden sezmek olağanüstü bir yetenek değildir. Gelişen güvenlik teknolojileriyle artık rootkitler’den korunmak sizin elinizdedir. Hem Windows hem de Unix işletim sistemleri için hazırlanmış anti-rootkit araçlarıyla güvenliğinizi arttırabilirsiniz. Paronayak olmanıza gerek kalmadan basitçe kullanabileceğiniz bu uygulamaları birlikte yakından inceleyelim.

Sisteminizi kurarken güvenirliliğinden emin olduğunuz dosyalardan kurulum yapmaya özen gösterinizi. Bir web sitesinde bulduğunu dosyaları sisteminize kurmayınız. Açık kaynak kodlu projelere kolayca entegre edilebilen bu zararlı araçlar kısa sürede birçok kişiyi mağdur konuma düşürüyor. Linux işletim sisteminizde güncelleme paketlerini resmi web siteleri dışından gerçekleştirmeyiniz. Windows işletim sistemi kullanıyorsanız son güncellemeleri mutlaka yapınız aksi hâlde rootkit saldırıları sisteminizde kolayca etkili hâle gelebilir. Firewall gibi yazılımları kolayca egale edebilen bu zararlı araçlar için bazı anti-rootkit araçları geliştirildi bu yazılımları kısa sürede edinin ve sisteminizi güncel taramalardan geçirin.

Yetkileri sınırlandırılmış hesaplar ile sisteminizi kullanmayı özen göstermek, üst düzey yönetici haklarına sahip olmayı amaçlayan rootkitleri pasif konumda tutarlar. Kullanıcı adınızın ve şifrenizin kolay tahmin edilemez olması da bu zararlı yazılımları bir nebze de olsa görevlerini yerine getirmelerini engelleyebilir. Sistemlerde sniffing görevi de üstlenebilen bu yazılımlardan korunmak için manuel yolların dışında yazılımsal çözümler de bulunuyor.

Sizler için incelediğimiz ve önerebileceğimiz bazı rootkit temizleme ve korunma araçlarını sizler de incelemelisiniz.

Sophos Anti-Rootkit


Basit ara yüzü ile kolayca tarama yapıp görünmez tehlikelere karşı önlemler alabilirsiniz.



Gmer Anti-Rootkit

 Gerçek boyutundan [ 729 x 559 ] 87% oranında küçültüldü - Tam boy görmek için tıklayınız


Gmer ile sisteminizin derinliklerine yerleşmiş rootkitleri bile bulabilirsiniz.
Microsoft® Windows® Malicious Software Removal Tool


Microsoft’un ücretsiz aracıyla kolayca tarama yapabilirsiniz.


Unix tabanlı işletim sistemlerinde “ChkRootkit” adındaki anti-rootkit aracıyla tarama yapabilirsiniz. ChkRootkit aracı değiştirilme olasılığı olan dosyaları tarama yaparak kolayca tespit edebilir. Tarama yaptığı bazı dosyalar şunlardır.

aliens, asp, bindshell, lkm, rexedcs, sniffer, wted, z2, amd, basename, biff, chfn, chsh, cron, date, du, dirname, echo, egrep, env, find, fingerd, gpm, grep, hdparm, su, ifconfig, inetd, inetdconf, identd, killall, ldsopreload, login, ls, lsof, mail, mingetty, netstat, named, passwd, pidof, pop2, pop3, ps, pstree, rpcinfo, rlogind, rshd, slogin, sendmail, sshd, syslogd, tar, tcpd, top, telnetd, timed, traceroute, write.

Buna alternatif olarak “rootkit hunter” aracıyla da tarama işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Kurulum işlemi için Linux konsolunda şu yolu izleyebilirsiniz.

#tar -z vf rkhunter.tar.gz //rootkit hunter dosyamızı açıyoruz

#sh installer.sh //kurulum işlemini başlatıyoruz.

#rkhunter –c // tarama işlemini başlatın.



Unix tabanlı sistemlerde genelde netstat,ps,df,find,ls gibi dosyalara rootkitler kolayca müdahale edebiliyorlar.



ProcessGuard


ProcessGuard ile rootkitlerden korunabilirsiniz.



Anti-Rootkit araçlarını aşağıdaki adreslerden indirebilirsiniz.



Microsoft Malicious Software Removal Tool

http://www.microsoft.com/security/malwareremove/default.mspx


Sophos Anti-Rootkit

http://www.sophos.com/products/free-tools/...ti-rootkit.html


AVG Anti-Rootkit

http://www.grisoft.com/doc/download-free-a...ootkit/us/crp/0


Rootkit Buster

http://www.trendmicro.com/download/rbuster.asp


Rootkit Revealer

http://www.microsoft.com/technet/sysintern...itRevealer.mspx


Gmer

http://www.gmer.net/index.php



Son Sözler

Görünmez misafirlere geçit vermemek için önceden de sıkça dile getirdiğimiz güvenlik çözümleri, rootkit saldırıları için de geçerlidir. Sisteminizde güncel bir anti-virüs,anti-spyware ve firewall yazılımları dışında artık anti-rootkit araçlarını da bulundurmalısınız.Güvenliğin gün geçtikte sistemlerin derinliklerine inen kötücül yazılımları tespit etme konusunda yaptığı bir çok çalışma olsa da kişisel bilgi güvenliğiniz için her zaman kuşkucu olmakta yarar vardır.Görünmez misafirleri görünür kılmak sizin elinizdedir.

 

Yazan: Olcay KÜK 

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlBlinkList