http://internethaber.com/images/news/72022.jpg
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Teknoloji alanında rekabet içinde olan web siteleri artık gerçek amaçlarını unutup ekstra metodlar ile kullanıcı kazanmayı hedefler hale geldiler.

Peki neydi bunlara özünü unutturan. Çok fazla düşünmeye gerek yok. Sihirli olduğu düşünülen ve adına Pagerank dedikleri durum ve kalite değerlendirme sistemi.  Dediğim gibi durum ve kalite kontrolü yapmayı amaçlıyor ancak dönen dolaplar kalitesizliği ortaya çıkarmaya yetmiyor.

Gerçek yazılımcılar ekstra metodlar ile kısa yoldan zengin olanlar ile aynı dünya'dan değiller.

Parası olan en güçlü

Genel olarak bakıldığın çoğu yerde geçerli bir düşünce mevcut “paran varsa en güçlüsün”. Pagerank furyası ile birlikte bu düşünce gerçekleşebiliyor. Eğer paranız çoksa,yüksek pageranka sahip sitelerden link alıyorsunuz ve sizin sitenize önemli olarak sayılan sitelerden bağlantı verildiği için arama motorları bunu “bu site kaliteli demekki baksana önemli bir siteden bağlantı verilmiş” şeklinde yorumluyor ve haliyle sizde arama sonuçlarında üst sıralarda çıkmaya başlıyorsunuz.

Bu anlayışa sahip web sitelerinin sayısı arttığında kaliteli içerik bulmak imkansızlaşıyor. O zaman bu pagerank denen sistemin doğruluğu ve geçerliliği sizce kalite kontrolünde ne kadar etkili ? Bu sorunun cevabı yine belirttiğim gibi maalesef kontrol edemiyor. Yabancı kaynaklarda yazılmış bir makale aynen alınıp Türkçeye çevriliyor ve ardından yayınlanıyor. Arama motorları bunu yine özgün içerik olarak algılıyor ve web sitesinin değeri artıyor. Peki web sitesinde o  özgün olarak nitelendirdiğimiz bilgiyi veren kişinin bilgisi ne konumda oluyor ? Webmasterım,yazılımcıyım diye ortalarda dolananların sayılarını arttırmaktan başka bir işe yaramayan pagerank sistemi artık daha fazla kar elde etmek amaçlı olarak uygulanıp webmaster olarak nitelendirdiğimiz ancak aslında alakası olmayan kişiler tarafından ekstra olarak web site tasarım proejelerine fiyat yükü olarak yansıtılıyor.

Reklam gelirlerini arttırmak için her yöne başvuran kişiler aslında kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Ben bugün ne öğrendim sorusuna sadece “Hiç” olarak cevap verebiliyorlar. Yaptıkları iş sadece zaman kaybı olarak nitelendirdiğim başka kaynaklardan alıntı olarak haberler eklemek, İngilizce yazıları Türkçeye çevirip eklemek,Türkçe yazılardaki kelimeleri değiştirip kesip biçip farklı bir şekle sokarak yayınlamaktan öte gidemiyorlar. Gün geliyor Türkiyede yazılımcı yok denildiğinde kızıyoruz.Tabi ki çok iyi yazılımcılar da mevcut ancak insanlar kendini yazılımcı sanan o kadar çok kişi ile karşılaşıyorlar ki ve yaptıkları işlerde birbirlerine benzer oldukları için yazılımcı kavramını yanlış tanır hale geliyorlar.

Scriptkiddylik yapıp oradan buradan script çalış editleyip sonrada “bak nasıl olmuş” denen kişilerin sayısıda az değil aslında kendini webmaster ve yazılımcı sananların yaptıkları ortak davranışlar belirttiklerimin tümünü kapsıyor. Kendimize sormak zorunda olduğumuz bazı sorular var. Sormak zorundayız çünkü acı gerçekleri görmek bir nebzede olsa bizi kendimize getirir.

Kaç tane özgün makale yazdık?

Alıntı çalıntı yapmadan kaç tane yazılım kodladık ?

Ona buna sormadan problemlerle uğraşıp ne kadar proje ürettik ?

Başladığımız bir işi tam olarak bitirdik mi ?

Hangi dilleri notepad kullanarak kodlayabilecek kadar biliyoruz ?

Dreamwevaer gibi editörler kullanmadan tasarım ve yazılım üretebiliyor muyuz ?

Evet bu sorulardan daha fazla üretmekte mümkün ancak bu kadar yeterli görüyorum. Artık öyle bir konuma geldik ki SELECT ifadesini SQL’de sorgulamayı bilmeyip ben Veritabanı Yöneticiyim diyenler , Response kelimesini duymayıp ben ASP yazılımcısıyım diyenler, .NET nedir hayal bile edemeden MS ürünü diye kötüdür damgası yapıştıranlar ve en önemli çok kod yazıp biz çok iyi programcıyız diye böbürlenenler o kadar çok arttı ki bilişim dünyasını kara delik gibi yutacağa benziyorlar. Çok kod yazmanın çok iyi programcı olduğunu düşünen kişiler sadece kendilerini kandırıyorlar. Mühendis az kod ile en verimli projeyi üretirken bunu küçük görenler sadece elindeki belli başlı kodları yazabildiklerini kendilerine itiraf edemiyorlar.

Özgünlük, orijinallik, kaliteli anlayışlar artık mazide kaldı sanırım. Bundan 10 yıl önce durumlar hiç böyle değildi. Özgün makalelere o kadar çok ilgi olurdu ki insanlar sürekli yeni makale yazmaya teşvik olurlardı. Ancak durum şimdi ise tam tersi. Özgün içerikten çok nasıl ıvır zıvır konular paylaşırım, insanlara zararlı uygulamaları nasıl yediririm, nasıl site çökertirim vb. arayışları içinde oldukları için gerçek anlamda bilgi ve birikimlerini insanlarla ile paylaşan gruplar yok olma noktası geliyor.

Değişim sizi bozmasın

Sözlerimde ağır kelimeler kullanmış olabilirim ama gerçekleri görmek gerekiyordu. Bunlar hafif bir dille anlatmak insanlarda etki yaratmıyor. Bir web sitesi düşünün içeriği güzel, kaliteli ve kalitesini bozmadan yoluna devam etmek istiyor. Ancak rekabet öyle büyümüş ki kullanıcıların bunu fark etmesi artık önemsiz olarak algılanabiliyor.

Zamana ayak uydurmak kendi kişiliğimizden vazgeçmek ise benden uzak dursun. Baktığımda ise kişiliklerinden vazgeçen o kadar çok insan gördüm. Sadece şuna inanıyorum her bilgiye mutlaka gereken değer günü ve zamanı geldiğinde verilecektir.Emeklerinizin hiçbiri boşa gitmeyecektir.Bu yönde benim gibi düşünenler var ise zaman onlar için iyi şeyler getirecektir.Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Olcay KÜK

 

 

 

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlBlinkList